Sabah 7.15 te kalkılır, kedi mırıltıları seni yatağa geri çağırsa da uyanmak ve işe gitmek zorundasındır. -zorundayım, zorundasın, zorunda.- Dolap önünde gözü kapalı giysi seçiminden sonra, selülit kremlerinin göz kırpması eşliğinde giyinilir. -Giyinmeden önce boy aynasında kendine bakılır, sabahları içeri çöken göbeğe gülümsenir, piirsing ileri geri itilerek yerleştirilir.- Kediye her sabahki kahvaltısı verilir. -haşlanmış yumurta ve salam- Abi uyandırılır, evden çıkılır. On dakikalık boş minübüs beklemesinden sonra en dolu olanına küfürler eşliğinde binilir. En arkaya geçilir ki oturma olasılığın yüksek olsun. Ama Bostancı'dan önce itiş kakış hatta kokuş eşliğinde güzide bir yolculuk seni bekler her gün.
İş yerinde gelinir. İmza atılır -imzasız iş yapmıyoruz çok kurumsalız- Tipik günaydınlardan sonra alınan bir bardak su,sonra kahve, içilen sigaralar, evraklar....
10 gibi şirketten çıkış, eksenle güne başlama, arada dinamo. İstemeyerek çalınan kapılar, anlatılan sözler, sinirlenmeler, düşüşler, yemeler, içmeler, terlemeler, soğumalar soğutmalar.
Yukardakinin de katkılarıyla önlü arkalı emmeli gömmeli etli sütlü fotokopi günleri içime içime çekiyorum. bir sonu var elbet, sona yaklaşamamış olmam gelmeyeceği anlamına gelmez. Son gelecek evet. hoş gelecek beş gidecek.
Kimyasal karışan bünye ona da bağışıklık kazandı. Günbegün değişen ben'e bir katkı sağladı mı bilinmez. Kimyasala karşı olmakla beraber; ben alırım, alana da verene de karışmam. Somut olmasa da bir sürü kimyasal etkili 'şeyler' kafamın en lop yerini s.kmekteler zaten. ha 75 mg olmuş ha olmamış.
Bol bol uyuyorum bugünlerde. Güzel de olmuyor değil hani. 22 sularında kapanan gözlere kıçımda uçuşan pireler eşlik ediyor. Buna rağmen gün içinde ağzımı yırtarcasına esniyorum.
İnsanın kendi kendine tekrar ettiği şeyleri birisi yüksek sesle söyleyince hiç iyi olmuyor. Örneğin; 'çok çirkinsin, özellikle bugün.' -Böööö- biliyordum dile getirmene gerek yoktu. Bazılarına bakıyorum da; doğuştan bakımlı, dikkat çekici, güzel, sempatik. Bense doğuştan paspal, bakılmamış, yitmiş, gitmiş, falan filan olmuş. Sevmiyor muyum? Seviyorum. Ayna karşısında ne kadar az zaman geçirirsem o kadar iyi. Herkes tarafından beğenilip sevilmek te sığ bir şey olsa gerek -hadiii, kendini kandırma artık- düşünsenize etrafınızdaki herkes sizi seviyor, hakkınızda iyi düşünüyor ve hepsi size gülümsüyor!! Kabustan öteye gitmezdi bu durum benim için. O yüzden memnunum hoşlanılmamaktan.
Baş ağrım elverdiğince yazmaya çalıştıktan sonra yastığıma gömülmek şu anki en iyi fikir. Eylemsizlik gibisi yok!
Ps: Go and fuck yourself! Nihoha çok seviyorum bu lafı :)
1 yorum:
:)))))
Yorum Gönder