Pazartesi, Eylül 1

Geldi Sonbahar...




Eylül tüm ihtişamıyla geldi işte! Hoşgeldi iyi ki geldi. Kürece yandığımız için geçiş mevsimleri artık yok biliyorum. Ama 3 aylık kavrulmadan sonra hafif ürpermek, üşümek dayanılmaz bir keyif veriyor bana. Rüzgarın evime getirdiği deniz kokusu. Üstüme kalın bişeyler giymek, geceleri üşümek. Çok güzel,çok! İş bile canımı sıkamayacak nerdeyse, ya da alkol kokusu..

Bir de marketlerde kırtasiye reyonları! Evlere şenlik. Süper. Cicili bicili. Hepsinden beşer onar almak istiyorum kalemlerin defterlerin. Çok hoşuma gidiyor. Okulu bitireli 4 yıl olmasına rağmen hala Eylül ayında içimi bir heyecan kaplıyor. Elimde değil. Okul üniformasını giyip çantamı alıp çıkacakmışım evden gibi. Diz altı çoraplarım yüzünden azar işitecekmişim gibi... Bitmesini istediğim günleri teker teker özlüyorum. Hayatım geçmişi özlemekle geçmez umarım. Ama okulu gerçekten özler oldum. Bi kere on gün devamsızlık hakkım vardı! Şimdiyse üç gün üst üste işe gelmezsen kovuyorlar. Lanet!

Çile bitmedi son 2 hafta desem de... 3 gün daha uzatıldı kanvasımız.. Hala satıyoruz, fena da satıyoruz laf aramızda :)

Unutmadan; Olasılıksız adlı kitabı bulun ve okuyun! Müthiş kurgulanmış bir kitap...

Hiç yorum yok: