
Günler geçiyor işte, birer birer, beşer beşer.. Bir şekilde eriyip gidiyor kum taneleri gibi avuçlarımdan sonsuzluğa süzülüyor. Yapabildiğim tek şey iyi dileklerde bulunmak kendim için, herkes için, evsiz hayvanlar için. Kendime ait bir dört duvar istiyorum, ama sanırım bu bile çok. Bir sandalye, bir masa, bir sürü kitap, ben, o, biz. Kendime ait bir dört duvar istiyorum. Rutubetli ,pis pencereleri olan, kötü kokan, ama yine de benim diyebileceğim bir dört duvar. Daha fazlası değil, içine girip nefes alabileceğim yaşam alanları istiyorum. Kendime yaşamak istiyorum, istediğim için istemek ve yapmak istiyorum. Ama yok, umarım'larda biten gün, karanlıktan başka bir şey getirmiyor tekrar doğarken batıdan. Sürekli bir sis hali, bir uğultu, gürültüler otobüsü hayatımın ortasına park etmiş; içinde tanımadığım onca insan, penceremden içeri girmeye meyilli olan; benim olmayan pencereden. Alarmı bi yandan çalarken bir yandan sürekli konuşmaların olduğu gürültüler otobüsü. Bana ne yapmam gerektiğini söylüyor, kurmalı bir araba gibi kuruyorlar, elime basıyorlar ağlamam için, diğer elime bastıklarında gülmem gerekiyor. Pilim hiç bitmiyor, inatla direnme durumları..
DeVotchKa -You Love Me ... Olmak istediğim yere götüren ender parçalardan biri.
DeVotchKa -You Love Me ... Olmak istediğim yere götüren ender parçalardan biri.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder