
Haydi bir şeyler yazalım diyorum kendime. öyle şeyler yazalım ki okuyunca bembeyaz oluversin her yer. çok içince miden bulanır, kusup üstüne yüzünü yıkayınca ayılırsın ya, yazıvereyim diyorum. Yazıvereyim dökülsün midemi bulandıran ne varsa. Sözcük çantamı açıp koyuyorum önüme, seçiyorum içinden en iğrenç olanlarını, yanyana diziyorum ki daha çok mide bulandırsın. diziyorum, tadına bakıyorum, sindiriyorum.. Kusamıyorum. Renkten renge giriyor yüzüm.
En acısı da ne biliyor musun? Böyle zamanlarda -beyninin acıdığı, aşındığı zamanlar- herkes alim kesiliyor. İyi kötü doğru yanlış tüm fikirleriyle beyninizi bulandırıyor. Fikirleriyle kalsa iyi, hayatına girip ilahi huzuru sağlamaya çalışıyor. Ya da sadece kendini 'tatmin' etmeyi.. Ve daha acısı ne biliyor musun? Bunlara sonucunu bile bile kulak asman. İnsansız bir hayat isterken insan deryasına düşmek... Bu deryada yüzme bilmek de bir işe yaramıyor. Tüm can yelekleri giyilmiş, sonuç belli; bile bile lades...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder