Kara gün, olmayasıca gün. Yaşadığıma saymadığım gün. Çıplak geldi ölüm, sel gibi, fırtına gibi, kıyamet gibi. Aldı götürdü. Söz vermişti, beraber başaracaktık. Söz vermişti...
İçime gömdüm acımı, attım bir köşeye. Hiç soğumayacak, hiç alışılmayacak, hiç unutulmayacak. İnsanların umarsız gülmelerini kıskanır oldum. İçime gömdüm, acıma ortak etmeyeceğim kimseyi. Ortaklar çoğaldıkça yaram derinleşiyor. Derinleştikçe kanıyor, kanadıkça durmuyor. Kahretsin küsüp oturamıyorsun bir yere. Köşene çekilip, cenin pozisyonunda öylece kalamıyorsun. Hayat beklemiyor, ritmi kaçırdığında geçip gidiveriyor. Acını bile sindiremeden koşturmaya başlıyorsun.
Tanrı duymuyor, görmüyor, anlamıyor. Yukardan bi yerden bize bakıp kıs kıs gülüyor. Tanrı duymuyor, dualarımı kabul etmiyor. Son inancımı da kaybettim. Sığınacak bir yüce yok buralarda. Kendi kendine sarılıp pansuman yapıyorsun yarana. okus pokusla geçmiyor izler.
Ruhum ayrıldı bedenimden. Yaptığım uyuşturucu iğnenin etkisi geçince her şey baştan başlayacak. Beyin en büyük uyuşturucu demiştim ya, yok sayıyorum şimdilik olanları. Keşke yok olsa, keşke bu kadar kolay olsa. Giden dönmüyor, geri gelmiyor oyunun sonunda. Oynamaktan sıkıldım egale edilmek istiyorum hayattan. Biri bu acıyı durdursun....
1 yorum:
Biliyorum ki,yaşam acı ve tatlılardan olagelen bir kısır döngü...Herşey geçer gider,sadece anılar kalır...Tüm üzgüler yüreğinden uzak kalsın...sevgiyle...
Yorum Gönder